İçeriğe geç

Sepet

Sepetiniz boş

Makale: Gustav Klimt: Figür Nerede Biter, Desen Nerede Başlar?

Gustav Klimt: Figür Nerede Biter, Desen Nerede Başlar?

Gustav Klimt: Figür Nerede Biter, Desen Nerede Başlar?

Bir yüz, iki el ve onların çevresinde neredeyse sınır tanımadan yayılan altın bir alan.

Gustav Klimt, Adele Bloch-Bauer portresi
Gustav Klimt, Portrait of Adele Bloch-Bauer

Adele Bloch-Bauer’in portresinde figürü tanımakta zorlanmayız. Yüz ve eller açıkça seçilir. Fakat aşağıya doğru indikçe bedenin nerede devam ettiğini söylemek güçleşir. Elbise, koltuk ve arka plan; geometrik biçimler, kıvrımlar ve altın içinde birbirine yaklaşır.

Figür hâlâ oradadır.

Ama sınırları artık aynı açıklıkta değildir.

Yüz Açık, Beden Belirsiz

Gustav Klimt’in desenlerini yalnızca figürlerin üzerine eklenmiş süsler olarak görmek kolaydır. Johanna Staude’nin portresi bu okumayı hemen zorlaştırır.

Gustav Klimt çalışmasında belirgin yüz ve yoğun desenli elbise
Gustav Klimt, Johanna Staude Portresi

Yüz, saç ve boyun belirgin kalırken elbisenin alt bölümü yoğun bir renk ve biçim ağına dönüşür. Bedenin hacmini izlemek yerine yüzeydeki ilişkileri görmeye başlarız.

Üstelik bu desen yalnızca resimsel bir benzerlik değildir. Staude’nin elbisesi, Martha Albers’in Wiener Werkstätte için hazırladığı Blätter adlı tekstil tasarımını taşır.

Kumaş ile resim böylece gerçekten aynı görüntü içinde buluşur.

Desen burada figüre eklenen son katman değildir. Figürü nasıl gördüğümüzün bir parçasıdır.

Gustav Klimt çalışmasında insan figürü, geometrik biçimler ve tekrar eden desenler
Gustav Klimt, The Expectation

Beden Geometriye Dönüştüğünde

Expectation’da insan figürü hâlâ tanınabilir: baş, eller ve kıvrılmış kol bunu yeterince açık kılar.

Fakat bedenin büyük bölümü artık anatomik ayrıntılarla değil; üçgenler, renk blokları, çizgiler ve tekrarlarla kurulmuştur.

Siluet insana aittir. İçindeki düzen ise desensel bir yapıya dönüşür.

Eser, mimari ve uygulamalı sanatların birlikte düşünüldüğü Stoclet projesi için geliştirilmiş, daha sonra mozaiğe aktarılmış kompozisyonlardan biridir. Bu kısa bağlam bile figürün neden yalnızca bir beden olarak değil, düzenlenmiş bir yüzey olarak da çalıştığını görmeye yeter.

Figür aynı zamanda bir yüzey düzenidir.

Baş ve eller tanınabilirliği korurken, geri kalan bölüm hacimden çok geometri ve ritim üzerinden okunur.

Gustav Klimt çalışmasında iki figür, altın yüzey ve farklı desen sistemleri
Gustav Klimt, The Kiss

Altın Derinliği Azalttığında

The Kiss’te iki beden hâlâ açıkça vardır. Başlar, eller ve ayaklar figürleri tanımamızı sağlar.

Buna karşılık gövdelerin büyük bölümü tek bir desenli kütlenin içinde erir. Farklı desen sistemleri iki bedeni ayırırken aynı zamanda onları ortak bir yüzeyde birleştirir.

Teknik incelemeler, resimde farklı bölgelerin farklı biçimlerde işlendiğini gösterir; fakat göz bunları çoğu zaman tek bir parlak bütün olarak algılar.

Altın burada önemli bir rol oynar.

Işığı yansıtır, resmin fiziksel yüzeyini daha belirgin hâle getirir ve geleneksel derinlik hissini zayıflatır. Bakışımızı figürlerin arkasındaki mekândan çok, onların üzerinde ve çevresinde kurulan düzene çeker.

Böylece altın, yalnızca dikkat çekici bir malzeme olmaktan çıkar; figür ile ornamentasyonun aynı yüzey üzerinde nasıl birleştiğini de değiştirir.

Figür ile Arka Plan Arasındaki Mesafe Azaldığında

Bazı resimlerde bu yoğunluk bedenin üzerinde toplanır.

Bazılarında ise çevreye yayılır.

Gustav Klimt çalışmasında insan figürü, çiçekler ve yoğun renkli çevre
Gustav Klimt, Woman With Fan

Burada insan silueti hâlâ rahatlıkla seçilir. Fakat çevresindeki çiçekler, renk parçaları ve çizgiler sakin bir arka plan oluşturmaz.

Figür ile çevresi ayrı kalır, ama aynı yoğun görsel alan içinde birbirine yaklaşır.

Artık soru yalnızca bedene ne olduğu değildir.

Fakat aynı problem insan figürü olmadan da devam edebilir mi?

Gustav Klimt manzarasında çiçekler ve tekrar eden küçük renk işaretleri
Gustav Klimt, Flowering Poppies
Gustav Klimt bahçe görünümünde ayçiçekleri, yapraklar ve yoğun çiçek yüzeyi
Gustav Klimt, Cottage Garden with Sunflowers

Figür Kaybolduğunda

Flowering Poppies hâlâ tanınabilir bir manzara düzenini korur. Ufuk ve derinlik hissi tamamen kaybolmamıştır.

Ama görüntünün büyük bölümü küçük renk işaretleriyle doludur. Çiçekler tek tek nesneler olmaktan çıkarak tekrarlanan renk birimlerine dönüşmeye başlar.

Nesne, tekrar içinde çözülür.

Cottage Garden with Sunflowers bu dönüşümü daha ileri taşır.

Bakış bitkilere yaklaşır; belirgin ufuk ve geniş boşluklar büyük ölçüde kaybolur. Ayçiçekleri, yapraklar ve çiçekler bütün alanı yoğun biçimde doldurur.

Doğayı hâlâ tanırız. Fakat artık onu derinlik içinde sıralanmış nesnelerden çok, renk ve tekrarın yüzeyde kurduğu yoğunluk olarak algılarız.

Bu iki manzara, portrelerle aynı şey değildir.

Ama belirli bir biçimsel sorun devam eder: derinlik azalır, tekrar artar, tek tek motifler toplam yoğunluğun içinde kısmen çözülür.

Figür kaybolmuştur.

Yüzey problemi kalmaya devam eder.

Bir Kez Daha Bakmak

Şimdi ilk portreye zihinsel olarak dönelim.

Başlangıçta altınla çevrelenmiş, son derece süslü bir figür görüyorduk.

Artık yüzün ve ellerin neden bu kadar belirgin kaldığını; elbisenin nerede hacmini kaybedip desene dönüştüğünü; koltuk ile arka plan arasındaki sınırların nasıl zayıfladığını daha açık görebiliriz.

Altın da yalnızca parlayan bir çevre değildir. Derinliği azaltır ve bizi tekrar tekrar resmin yüzeyine döndürür.

Desen hâlâ güzeldir. Ama artık yalnızca dekorasyon olarak görünmez.

Klimt’te desen, figür bittikten sonra başlamaz.

Bazen figürün nerede bittiğini belirleyen şeyin kendisi olur.

 

Nordika’da Gustav Klimt Koleksiyonu
Koleksiyonu Keşfet →